Ölüm ve Yaşam (Şiir)

Ölüm ve Yaşam

 

Sokakların sessiz karanlığında yürürken,
Gölgelerle konuşur gözlerim.
Ölümün serin nefesi değse de yüzüme,
Yaşamın ışığına uzanır ellerim.

Bucaksız ufuklar çağırır beni,
Bir sır saklar gece yıldızlarında.
İçimde sönmeyen bir ateş yakar teni,
Hayatın türküsü dolaşır damarlarımda.

Gökyüzünde her yıldız bir işaret,
Sonsuzluğa açılan kapılardan biri.
Ölüm bilinmezliğin örtüsüne emanet,
İnsan kalır ezelî bir özlemle diri.

Bir yolcuyum zamanın ince köprüsünde,
Bir yanım toprak, bir yanım sema.
Her nefes biraz daha özümde,
Beni bekler kadim buluşma.

Sükûnetin kucağından seslenir ölüm,
“Korkma, yalnızca bir geçişim ben.”
Yaşam ise tutar elimden usulca,
“Yolun bitmedi, yürümen gerek” erken.

Yaşam ve ölüm iki kardeş gibidir,
Biri başlangıç, biri vuslat kapısı.
Birinde imtihanın teri vardır,
Diğerinde hakikatin aynası.

Ben yaşamı seçerim her sabah,
Çünkü emanet nefeslerim var.
Ölümse bekler vakti sabah,
Rahmetin gölgesinde açılan diyar.

Dünden bugüne taşıdığım bir nefes,
Belki de bütün servetim budur.
Hayallerime düşse de siyah kafes,
Ümit kalbimin son yolcusudur.

Ölümü karanlık sanma ey okuyan,
O da hayatın bir başka yüzü.
Topraktan göğe bir yoldur uzayan
Unutma sen Rabbine verdiğin sözü.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top